All posts filed under “Sosyal Gençlik Çalışanı

comments 4,340

ERASMUS ÇOCUKLARI

2014 yılından beri hayatımızda olan Erasmus+ Programı hakkında bugüne kadar pek çok istatistiği sizlerle paylaştık. Bu istatistiklerde genelde katılımcı sayıları ve bütçeler üzerine odaklandığımızı sizlerde gördünüz. Bu günkü yazımda ise tamamen farklı bir istatistiği kaleme almak istedim.

Avrupa Birliği’nin eğitim, gençlik ve spor başlıklarında yürüttüğü programlar yedi yılda bir yeniden yapılandırılarak yeni bir isimle karşımıza gelir. Şu anda uygulanan Erasmus+ programından önceki programlarda Erasmus adı akıllara kazınmıştı. 1987 – 2013 yıllarında uygulanan bu programa yaklaşık 3 milyon kişi katıldı. Tabi bu sürecin etki analizi de yapıldı. 2014 yılında paylaşılan raporda pek çok istatistik bulunmaktadır. Bugüne kadar bunları dönem dönem sayfamızda paylaştık. Şimdi ise aralarından en farklı olanı sizlerle paylaşmak istedim.

Raporu inceleyen Hürriyet gazetesi 2014 yılında bir yazı kaleme almış. Çok güzel anlatılan ve istatistiklerle bezenen bu yazıyı keyifle okuyacağınıza eminim.

HÜRRİYET GAZETESİNİN YAZISI

AB Komisyonu’nun gerçekleştirdiği yeni bir araştırma, Türkiye’nin de parçası olduğu Erasmus Öğrenci Değişim Programı’na katılıp altı ay ya da bir yıllığına yabancı ülkede eğitim gören üniversite öğrencilerinin, burada kurdukları ilişkiler sonucunda bir milyondan fazla bebek dünyaya getirdiğini ortaya çıkardı.

28 AB ülkesinin yanı sıra İsviçre, İzlanda, Norveç, Lichtenstein ve Türkiye’den öğrencilerin katıldığı Erasmus Programı’nın başarısını ölçmek için 88 binden fazla öğrenci, öğretmen ve işveren ile görüşen yetkililer, programa katılan öğrencilerin yüzde 27’sinin uzun süre birlikte oldukları partnerleri ile bu sırada tanıştığını da ortaya koydu. Programın başladığı 1987 yılından beri 3 milyona yakın öğrenci Erasmus’la yurt dışında yaşama fırsatı buldu. 

AB Komisyonu sözcülerinden Pia Ahrenkilde Hansen konu ile ilgili yaptığı açıklamada program sonucunda 1 milyon bebeğin dünyaya geldiğini gösteren istatistiğin “mutluluk verici” olduğunu ve bu rakamın “programın birçok pozitif değer yarattığını kanıtladığını” söyledi.

227 sayfalık Erasmus araştırmasında, programa katılan öğrencilerin hayatlarının geri kalanında doğduklarından farklı bir Avrupa ülkesinde yaşamaya da daha meyilli olduğu tespit edildi.

Araştırma sonucunda, ortalama yılda 40 bin bebeğin doğduğu dev “Erasmus ailesi” mensuplarının yüzde 40’nın başka bir ülkede iş bulduğu veya iş kurduğu da tespit edildi. Araştırmaya göre, Erasmus programına katılanlardan üçte biri konuk olarak gittiği ülkede iş teklifi alabiliyor. Her 10 öğrenciden biri ise kendi işini kuruyor.

Ayrıca yüzde 93 gibi yüksek bir orandaki katılımcı da Erasmus sonrası başka bir ülkede yaşamakta zorluk çekmediğini belirtti.

AB Komisyonu’nun Eğitim, Kültür, Gençlik ve Çokdillilikten sorumlu komiseri Androulla Vassiliou zaten ülkelerinde zor iş bulan ve ekonomik krize takılan gençlerin Erasmus sayesinde özellikle yabancı bir ülkede eğitim görmesiyle iş olanaklarının çoğaldığını hatırlatarak, “Üniversitelerin Erasmus programını daha fazla desteklemek gerek. AB’nin bütçe konusunda da cömert davrandığını biliyoruz. Erasmus giderek çok faydalı ve topluma sosyal güzellikler kazandıran bir eğitim organizasyonu oldu” dedi. 

KAYNAK: https://www.hurriyet.com.tr/dunya/erasmus-programi-1-milyon-bebegin-dogmasina-vesile-oldu-27265737

comments 6,133

KLAVYE DELİLANLILARI

‘’Klavye Delikanlılığı’’ son yıllarda gittikçe popülerleşen bu meslek grubundan kişilerle sık sık karşılaşıyorum. Hemen hemen her gün bir-iki kişiyi sosyal medyada engellemek zorunda kalıyorum. Sebebi ise tamamen kişisel isteklerini karşılamadığım için aldığım hakaret ve küfürler.

Evet. Yıllardır aynı durum. 10 yıldır gençlik çalışmalarının içerisindeyim. Kabaca 1500-2000 gencimizin yurt dışına gitmesine bir şekilde vesile olmuşumdur. Tabi meyve veren ağaç taşlanır sözünün ardından gelen saldırılara da alıştık. Biz alıştık alışmasına da saldıran bu şahısların seviyesi de bilgi becerileri de gittikçe azaldı. 

En çok karşılaştığım durum ise beni nereye şikayet edeceklerini bir türlü tutturamamaları. Örnek vereyim:

  • Kişisel hesabımdan gerçekleşen bir görüşmede istediğini alamayınca çalıştığım kuruma şikayet etmek.
  • A Belediyesinde çalıştığım dönemde beni B Valiliğine şikayet etmeleri.
  • C Derneğinin sosyal medya hesabından yaptığım görüşmeler nedeniyle D Kaymakamlığına şikayet etmek.

vb. durumlarla çok karşılaştım. 

Hepsine gülüp geçiyorum. Boşuna şikayet etmeyin yani. Sosyal medyanın hiçbir alanında kimseye hakaret etmem. Öyle bir şey göremezsiniz. E o zaman sadece fikirlerimi beğenmediğiniz için beni şikayet edebilir misiniz?

Tabi ki hayır!

Uğraşan çok oluyor. Ancak ben bunlara hep gülüyorum. Herkesi memnun etmem imkansız. Her gün onlarca insanla tanışıyorum. Bunların onda biri sosyal medyadan beni bulup takip ediyor. Bir gün beğenmedikleri bir şey paylaştığımda ise hemen klavye delikanlısı olup saldırıya geçiyorlar. ‘’Beğenmiyorsanız takip etmeyin!’’ diyorum sürekli ama tek dertleri laf sokan bir mesaj atıp öyle çekip gitmek. Ben salak mıyım? Tabi ki bu insanlara böyle bir fırsat vermeden hemen engelliyorum. 

Şahsi hesabıma günde 5-10 mesaj geliyor. Tanımadığım kişilerden. Hem de bir merhaba bile demeden direkt konuya atılıyor ve ‘’….. Projesine başvuru yapmıştım…..’’ 

Buna ben hayatta cevap vermem. Aynı şahıs ikinci kez mesaj gönderirse: ‘’Şahsi hesabımdan işim hakkındaki konularda görüşme gerçekleştirmiyorum. Lütfen bana kurumsal kanallardan ulaşınız’’ şeklinde bir mesaj gönderirim.

Bunu gördüğü halde hala saldırırcasına üçüncü hatta dördüncü mesajla saldırıya geçenler oluyor. Tabi anında engelliyorum.

Gençler, yapmayın etmeyin. Yalandan yere insanlara saldırmayın. Karşınızdaki insanın özel bir hayatı var. O insana mesleği ne olursa olsun hemen ulaşıp mesaj atıp cevap alacağınızı düşünmeyin.

Şikayetler ve hakaret dolu mesajlar kesilmeyecek biliyorum. Ancak bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Umarım bir gün sizler benim gibi günde onlarca kişi ile tanışıp bunlardan sayısız mesaj alan insanlardan biri olmazsınız. 

Konu ne olursa olsun bir insana direkt mesaj atıp mevzuya dalmayın. Bu temenni ile bu yazıyı da sonlandıralım. Klavye delikanlılığından uzak durun!